CİNAYET TOHUMU / Bölüm 23

Çektiği lale fotoğraflarından bazılarını eve çıkardı, Fulya. Televizyonu açtı. Koltuğa kuruldu ve fotoğrafları önündeki sehpaya döktü. Tek tek inceledi. Son fotoğrafı eline alınca yüzünü buruşturdu. Yanlışlıkla o fotoğrafı da basmıştı. Çocuğun laleyi kopardığı fotoğraf…   Kapının açıldığını duyunca elindeki fotoğrafı ötekilerin üstüne koyup kalktı. Saat henüz yediydi. Sokak kapısına doğru yürüdü.  Karşısında Pamir’i görünce ne hissedeceğini …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 22 (İkinci Kısım)

  Begüm dikkatli bir şekilde kızın önünde çömeldi. Sıkıntıyla ovuşturduğu ellerini, avuçlarının arasına aldı. “Benimle konuşmalısın, Güzelim.”  Başı ve bakışları yerdeydi kızın, Begüm’e bakmamak için gayret ediyordu. “O beyaz lale çok güzeldi. Ben de koparıp vermek istedim.” “Ama iki lale vermişsin?” “Sadece beyazı koparmıştım. Öteki lale onunla birlikte geldi. Ezilmişti zaten. Ölü gibi yatıyordu yerde.”  Nazikçe …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 22 (Birinci Kısım)

Televizyon izleyerek dikkatini dağıtmaya çalışıyordu Fulya. Olmuyordu. Orhan’la konuşalı iki saat olmuştu. Hala ses seda yoktu. Tam Orhan’ı aramaya karar vermişti ki, Orhan’dan bir mesaj geldi.  Pamir’in iyi olduğunu ve geceyi birlikte geçireceklerini yazmıştı. Bir nebze içi rahatladı Fulya’nın. Omuzlarını düşürüp koltuğa gömüldü. Elinde kumandayla koltuğa kıvrılıp yattı.   Ekip, güne cesetsiz başladı. Lale Dalı …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 21

BÖLÜM 21   Fulya ilacı kendi içti ve masaya dönüp, yerine oturdu. “Bu aralar çok çalışıyor,” dedi ve gülümsedi. Yemeğin geri kalanı sükut içinde yendi.  Masa ve mutfak toplanınca, Seniha Hanım çantasını eline aldı. Gecenin geri kalanı gibi gidişleri de sessizce oldu.  Fulya eline telefonunu alıp Pamir’i aramak istediyse de kendine engel oldu. Telefonunun hala …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 20

  Pamir kendine geldiğinde, gecekondunun tam karşısında oturuyordu. Kaldırıma oturmuş, öylece gecekonduya bakıyordu. Geçmişi ona büyük bir oyun oynamıştı. Ayağa kalktı. Gecekondunun kapısına yürüdü. Yumruk yaptığı elini kapıya öyle sert geçirdi ki, bacaklarının bağı çözülüp yere yığıldı. “Anne!” diyiverdi boş bulunup, otuz bir yıldır söylememişti bu kelimeyi. Dişlerini sıktı, bir anda gözlerinden yaşlar boşaldı. “ANNEEE!” …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 19

 Akşam üstü stüdyonun kapısı hafifçe aralandı. Başında bordo şapkası ve üstünde kürküyle içeri annesi süzüldü.  Önünde duran birkaç fotoğrafı eliyle itip ayaklandı Fulya. “Anne!” diyerek Seniha Hanımın kürklü boynuna atıldı. “Bu ne güzel sürpriz!” Yanak yanağa öpüşüp birbirlerine baktılar. “Babam nerede?” “Yalıya valizleri bırakmaya gitti.” Gözlerinin içi parladı Fulya’nın, “Ya!” diye haykırdı. “Demek hemen dönmeyeceksiniz?” …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 18

BÖLÜM 18   Emniyetin yolunu tuttuğunda, şarjının bittiğini gördü, Pamir. Kolundaki saate baktı. Öğlen olmak üzereydi. Doğruca emniyete gitti. Yol boyunca altı maktulü birbirine bağlamaya çalıştı. Mutlaka ortak bir noktaları olmalıydı. Altıncı maktulü tahmin edebilseydi, öleceği yeri değil de, kim olacağını bilebilseydi.. Son anı yerine, lale dalı bileğine dolanmadan yetişebilirdi.  İlk iki maktul, yurt çalışanıydı. …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 17

BÖLÜM 17   Altıncı maktul bir çocuktu.  Ambulans, Orhan arabayı park ederken gelmişti.  Görevli Polis elinde silahıyla Pamir’e yaklaştı. “Ormanda bizden başka kimse yok, Başkomiserim. İyice baktım, temiz,” dedikten sonra yolu göstererek öne geçti. Ambulans görevlileri de sedyeyle birlikte takip etti. Koşar adım Begüm ve Başar’ın yanına vardılar. Onlar yerde hareketsizce oturuyordu. Ortalarında cansız yatan küçük …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 16

BÖLÜM 16       Pamir, Orhan ve İnci; İstanbul Kent Ormanının girişinde park halini aldı. Direksiyonda her zamanki gibi Orhan vardı. Ormanın içinin tamamen boşaldığına emin olduklarında bekçi, yerini görevli polise bıraktı. Her nöbet yeri için talimat aynıydı, bekçiler görevini polislere devir edecekti.  Mithat ve İsa, 164. Yıl Polis Hatıra Ormanının girişinde yerini aldı.  Begüm ve …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 15

BÖLÜM 15   İkisi de sessizdi. Başar gelişi güzel kullanıyordu arabayı. Yön bilmeden, nereye gittiğinden habersiz. Kafasında kendi sesi yankılanıyordu. Begüm’e diyecek doğru düzgün bir cümle arayışındaydı. Ne söyleyebilirdi, kalbinden bahsetmeli miydi? “Seni seviyorum” mu demeliydi?  Evet, söylemeliydi. Madem öpmüştü, artık konuşmalıydı. Arabayı ilk gördüğü yere park etti ve hızla Begüm’e döndü. “Begüm bak..” dedi fakat …