ZEHR-İ NERGİS / Bölüm 12

  Hemşire Adem Yılmaz’ın çalıştığı hastane Şişli’deydi. Yol boyunca mümkün mertebe ikisi de konuşmamaya özen göstermişti. Başar hastanenin dışına arabayı park etti. “Burada seni bekliyorum. Acele etmeye bak.”  Begüm ona gözlerini devirerek cevap verip arabadan indi. Kapıyı çarparcasına kapatınca, Başar başını kaldırıp arkasından baktı. Sinirliydi, Başar’a kızmış gibi bir hali vardı.  Burası özel bir hastaneydi. …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 25

  Fulya bileklerinde kelepçe, yanında Orhan’la emniyete girince, İnci onlara doğru koştu. “Şaka olduğunu söyleyin!”   Herkes ama herkes onlara bakarak fısıldaşıyordu. Mikrop gibi yayılıvermişti haber, “Başkomiser, karısını tutukladı!” ne skandal ama! “Doğru değil merak etme,” dedi Orhan ve etrafa öfkeli bakışlarını fırlattı. “Ne bakıyorsunuz? Yok mu sizin işiniz!”  İnci, “Gel benimle,” diyerek Fulya’nın koluna girdi.   Gencay …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 13

 BÖLÜM 13   Pazar demeden delice çalışmıştı Pamir ve ekibi. Ercan Ulus’a bir türlü ulaşamamışlardı. Hülya’nın soyadını öğrenmek için Begüm yeniden Hülya’nın evine gitmişti. Ama Hülya evinde yoktu. Pamir öteki cinayetlerle bağı olup olmadığını çözebilmek için, saatlerini masasında oturup, dört cinayet dosyasını inceleyerek geçirdi. Bir yandan da adli tıbba baskı yapıp durdu. Arcan’ın otopsi sonucunu en …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 11

BÖLÜM 11   Saat sabahın sekiziydi. Pamir kahvaltı etmeden çıkmıştı evden. Uzamadan Aslanoğlu ailesinin katilini bulmak istiyordu. İhsan’ın Nurperi’yi gizlemiş olmasına çok sinirlenmişti. Evinden çıkar çıkmaz soluğunu İhsan’ın evinde aldı. Ona emniyetin dışında, gerçekleri anlatması için son bir şans verecekti. Ama aslında o şansı kendine veriyordu. Emniyetin bir süre daha Nurperi’yi bilmesini istemiyordu. Adeta Pamir’in …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 10

CELLAT   Yaklaşık yirmi üç saattir aynı yerde kımıldamadan oturuyordu, Cellat. Elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu deri kemer vardı. Yavaşça kaldırdı kemeri, gözlerini ona devirmektense, kemeri gözlerinin hizasına getirdi. Ne hissettiğini bilmiyordu, içinde kuşkusuz bir yangın vardı. Pişmandı. Ama bir yandan da, “İyi ki geberdiler!” diyordu.   Uyuşmuş vaziyetteki koca adama baktı. Oldu olası Aykut, Cellat’a …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 9

BÖLÜM 9   Eyüp Çocuk Yuvasında ki çocukların en büyüğü altı yaşındaydı. Orhan ve Mithat’ın elde ettikleri tek düzgün bilgi: Sara’nın gece üç sularında, elini kolunu sallayarak, yuvadan bir başına çıkmış olmasıydı.    Sara ölüme tek başına yürümüştü.  Dört yaşındaki bir çocuk, yuvadan böylesine rahat çıkıyor ve kimsenin ruhu duymuyordu. Mithat ve Orhan birbirlerine bakıp, “İyi …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 8

BÖLÜM 8   Rumeli Kavağındaki bohem tarzındaki çekim Fulya’nın tahmin ettiğinden daha zor olmuştu. Rüzgar adil davranmamış ve dev makromeyi kayalıklardan aşağı uçurmuştu. Damat hızla arkasından koşup yakalamaya çalıştıysa da makromenin tahtasının denizde oluşturduğu dalgaya engel olamamıştı. Şimdi kendine yeni bir dekor makrome almak zorundaydı. Bu hiç hoşuna gitmemişti.  Çekimin kalanına, rüzgarın daha adil davranacağını …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 7

BÖLÜM 7   Pamir’in çalan telefonuyla açtı gözlerini Fulya. Terlemişti, mart ayında sıcaktan bunalmıştı. Kocasının kolları arasındaydı. Ne ara uyuyakalmıştı, ne ara Pamir odaya girmişti, hatırlayamıyordu. Şaşkınlıkla baktı kocasının yüzüne. Gözleri kapalıydı Pamir’in ama dudakları kulağına doğru kıvrıldı. Gevşeyen kolunu düzeltip, Fulya’yı kendine çekti. Gözkapaklarını aralayıp, burnundan öptü karısını. “Seni seviyorum,” diye mırıldandı. Pamir geçmişinde …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 5

CELLAT    Evdeki herkesi uyuşturarak başladı işine. Sadece bir kişiyi uyuttu. Diğerleri uyanık ama uyuşmuş vaziyetteydi. Gözü dönmüştü, düşünmeden hareket ediyordu. Tek istediği: O çığlıkları duymaktı.  Önce kadını bağladı koltuğa, çırpınışını seyretmek için yanıp tutuşuyordu. Ama ne yazık ki, çırpınamayacak kadar halsizdi kadın. Uzaklaşıp baktı ona. Yüzünde beliren gülümsemeyle döndü çocuğa. Titriyordu çocuk, korkudan kımıldayamamıştı. …

CİNAYET TOHUMU / Bölüm 2

CELLAT     Tüm herkesi acımadan, gözünü dahi kırpmadan katletmişti. Elleriyle yapmıştı.   Ellerini küflü duvara sildi. Tek damla kan zerresi kalmaksızın küfe buladı. Gidecekti, en uzağa, bilinmezliğe doğru sürükleyecekti kendini. Fakat henüz bitmemiş, yaşayan bir kişi kalmıştı. Bir süre sonra onun için geri gelecekti. Şimdi gidiyordu. Boynundaki siyah deri kemeri çıkardı, yerde sürüklemeye başladı. Kemerden damlayan …