Telefonu Elimden Bırakamıyorum Diyenlere (Ben de Dahil)

Bazen sadece saate bakmak için alıyorum telefonu. Gerçekten. Masanın üzerinde duruyor, elim gidiyor, kilidi açıyorum. Saat kaç diye bakacağım. Sonra bir bildirim görüyorum. “Şuna da bir bakayım” diyorum. Oradan birine geçiyorum. Bir mesaj, bir video, bir yorum… Başımı kaldırdığımda aradan yarım saat geçmiş oluyor. Saat hâlâ orada. Ama ben yokum.

Garip olan şu: Bunu yaptığımı biliyorum. Hatta çoğu zaman fark ettiğim anda bile bırakmıyorum. “Bir dakika daha” diyorum. O bir dakika hiç bir dakika olmuyor zaten. Sanki elimde tuttuğum şey telefon değil de küçük bir çekim alanı. İçine giriyorsun, çıkmak zorlaşıyor.

Eskiden canım sıkılırdı. Şimdi sıkılmıyor. Çünkü sıkılmaya fırsat kalmıyor. En küçük boşlukta elim otomatik olarak telefona gidiyor. Asansörde, mutfakta su kaynarken, hatta bazen konuşmanın ortasında bile. Sessizlikten kaçıyoruz sanki. Kendimizle baş başa kalmamak için sürekli bir şeylere bakıyoruz.

Bir de şu var: Yoruluyoruz ama dinlenemiyoruz. Gün içinde hiç ağır bir iş yapmamış olsak bile zihnimiz dolu. Çünkü sürekli bir şey görüyoruz. Birinin hayatı, bir haber, bir video, bir tartışma… Beyin hepsini ciddiye alıyor. Hepsini işliyor. Ama biz “ben sadece bakıyorum” sanıyoruz.

En ilginç kısmı da şu olabilir: Telefonu bırakmak zor değil aslında. Ama bırakmaya karar vermek zor. Çünkü o an elimizdeki şeyden vazgeçmek, boşluğa geçmek gibi geliyor. Ve o boşlukla ne yapacağımızı unutmuş gibiyiz.

Bazen küçük şeyler işe yarıyor. Mesela telefonu başka odaya bırakmak. Ya da kendine “sadece 10 dakika bakacağım” demek yerine gerçekten süre tutmak. Ama en çok işe yarayan şey fark etmek galiba. “Şu an yine elimde” diyebilmek.

Ben hâlâ bazen saate bakmak için alıp yarım saat kayboluyorum. Ama en azından artık fark ettiğim an geri dönebiliyorum. Belki mesele tamamen bırakmak değil de, ne yaptığımızı biraz daha bilerek yapmak.

Çünkü telefon kötü değil. Ama biz bazen içinde kayboluyoruz. Ve galiba en çok ihtiyacımız olan şey, arada bir kendimizi geri bulmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir